Fed Tutanakları Öncesi Piyasalar Temkinli: Faiz İndirimi Sinyali Aranıyor
- 16 saat önce
- 2 dakikada okunur
Küresel piyasalar, 18 Şubat’ta açıklanacak olan Ocak ayı Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantı tutanaklarına odaklanmış durumda. ABD Merkez Bankası’nın (Fed) para politikasına ilişkin vereceği mesajlar, 2026 yılının geri kalanında finansal varlıkların yönü açısından belirleyici olabilir.
Halihazırda federal fonlama faizi %3,50 – %3,75 aralığında bulunuyor. Piyasa fiyatlamalarına göre Mart ayındaki toplantıda faizlerin sabit tutulma olasılığı yaklaşık %90 seviyesinde. Ancak yatırımcıların asıl merak ettiği konu, Fed’in yaz aylarında faiz indirimi sürecine başlayıp başlamayacağı.
Ocak Toplantısında Dikkat Çeken Ayrışma
27-28 Ocak tarihli FOMC toplantısında politika faizi 10’a karşı 2 oyla sabit bırakıldı. Ancak iki kurul üyesinin 25 baz puanlık faiz indirimi yönünde oy kullanması, Fed içinde görüş ayrılıklarının arttığına işaret etti. Bu durum, mevcut “bekle ve gör” politikasının sanıldığı kadar güçlü bir uzlaşıya dayanmadığını gösteriyor.
Fed’in karar sürecinde iki temel unsur öne çıkıyor: güçlü seyreden ekonomik aktivite ve ticaret tarifelerinin etkisiyle ortaya çıkan enflasyonist baskılar. Komitenin, söz konusu fiyat artışlarını geçici mi yoksa kalıcı mı gördüğüne ilişkin vereceği sinyaller, faiz patikasına dair beklentileri netleştirecek.
Olası Senaryolar: Yaz İndirimi mi, Uzun Süre Yüksek Faiz mi?
Piyasada iki ana senaryo öne çıkıyor. İlk senaryoya göre, tarife kaynaklı enflasyon artışlarının geçici olduğu değerlendirilirse Fed Haziran ayında 25 baz puanlık bir faiz indirimiyle süreci başlatabilir. Böyle bir gelişme, özellikle teknoloji hisseleri, gayrimenkul yatırım ortaklıkları ve riskli varlıklar için destekleyici olabilir. Aynı zamanda altın fiyatlarında yukarı yönlü hareket görülebilir.
İkinci senaryoda ise Fed’in yılın büyük bölümünde faizleri mevcut seviyede tutması öngörülüyor. Bu durumda ABD doları güçlü kalabilir, tahvil faizleri yüksek seyredebilir ve riskli varlıklarda baskı artabilir. Uzun süreli yüksek faiz ortamı, kredi maliyetleri üzerinden şirket bilançoları ve tüketici harcamaları üzerinde sınırlayıcı etki yaratabilir.
Küresel Etkiler
Fed’in politika duruşu yalnızca ABD piyasalarını değil, küresel finansal sistemi de yakından ilgilendiriyor. Daha şahin bir Fed, dolar endeksini güçlü tutarak gelişmekte olan ülke piyasaları üzerinde baskı oluşturabilir. Buna karşılık daha güvercin bir ton, küresel risk iştahını artırabilir.
Sonuç
Özetle, Ocak FOMC tutanakları piyasalarda kısa vadeli yön açısından kritik bir eşik niteliğinde. Yatırımcılar, Fed’in “yeterince kısıtlayıcı” politika tanımına ve olası ilk faiz indiriminin zamanlamasına ilişkin ifadeleri yakından izleyecek. Tutanakların tonu, önümüzdeki aylarda tahvil, döviz, altın ve hisse senedi piyasalarında oynaklığın artmasına neden olabilir.



Yorumlar